İçimdeki duvarlara sustuğum sözcüklerim vardı. Ben, benim gibi susabilenlerle paylaşmak için buradayım. Peki ya sen, sen nerdesin? Belki buraya hiç ulaşmadan evrendeki tozdan ayrıldın. Ya da şu an bunu okuyorsun ve ben çoktan gitmişimdir. Her neyse farketmez. Sen gelsen de, gelmemiş olsan da evrene ses ver... Seni sesinden tanırım ve söyleyemediğin ne varsa anlayabilirim. Haa! bir de acele et! Koca evrende hızla giden bu toz üzerinde yaşadığımıza göre bir gün mutlaka temizlik başlayacak...(AS)
25 Şubat 2019 Pazartesi
FARKLILIK
"BB" (Baby Boomer) kuşağı dediğimiz 1944-1965 doğumlu insanların;
– Delinen pantolonlarına yama vurmaları,
– Yıpranan-yırtılan giysilerini onarmaları,
– Sökülen ayakkabılarını dikmeleri ve köșgerde pençe vurdurmaları,
– Patlayan futbol topunu sağlamlaștırmaları,
_ Çabuk kirlenen ve bu sebeple sık sık yıkanan ve çabuk eskiyen gömlek yaka ve kollarını ters-yüz ettirmeleri,
– Bozulan radyoyu tamir ettirmeleri, sırf yoksulluktan değildi. Sadece tutumluluktan da değildi.
Onlar bunları yapmakla, kendinden sonraki nesile çok önemli bir mesaj veriyorlardı. Onlara;
– Eşleriyle araları açıldığında, alternatiflere yönelmeden aralarını düzeltmelerinin mümkün olduğuna,
– Çocuklarıyla aralarına kara kediler girdiğinde bu durumun vakit geçirmeden telafi edilmesinin gerekliliğine,
– Arkadaşlarıyla, komşularıyla, dostlarıyla bağları koptuğunda; yenilerini aramakla vakit kaybetmeyip, aralarındaki bağları tekrardan kuvvetlendirmenin kaçınılmaz olduğuna
müthiş bir örnek olması için, onların böyle bir yetenek geliştirmeleri için onlara “prototip” yani örnek olmaya da çalışıyorlardı.
Yani bir yandan yeni neslin;
– Onarıcı,
– Telafi edici,
– Tamir edici,
– “Arabulucu” özellik kazanmasına önayak oluyorlardı.
Onların bu çabalarının “çaresizlikten”, yokluktan, fakirlikten, cimrilikten ileri geldiğini düşünen 1965-2000 kuşağı olan “X” ve “Y” nesli, bu sinyali alamadı. “Z” jenerasyonu da bu atıcı, değiştirici, vazgeçmeye hazır, çabuk sıkılan neslin özeti olarak hayata girdiler.
Bu nedenle yeni kuşak nesil;
- Aşırı alıngan,
- Aşırı özgürlükçü,
- Kendisinin ne kadar verdiğini değil de, ne kadar aldığını önemseyen,
– Eşiyle bozuştuğunda,
– Arkadaşıyla atıştığında,
– Komşusuyla kavga ettiğinde, ortamı yumuşatmayı, aralarını düzeltmeyi, barışabilmeyi düşünemediğinden, beceremediğinden onları “değiştirmeyi” seçmek gibi stratejik bir hatanın içine düşebiliyor.
Söz gelimi;
– Bana arkadaş mı yok?
– Başka komşu mu yok sanki.
– Hiç dert değil, elimi sallasam ellisi.
– Küserse küssün
gibi “sanal efelik” taslayarak fıtratını bozabilmektedir.
Bu nedenle önceki kuşak onlar için “Nereden türedi bu nesil?” diyerek hayretini ifade etmek zorunda kalabiliyor. Yani onların beceriksizliğine vurgu yapıyor.
Galiba;
“Tamirciliği” unutan yeni kuşağı gelecekte zor günler bekliyor.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder